|
Can Dostlar, Kendimi bildim bileli bir “Aysberg’e” benzettiğim “Kars’ın çok kültürlü tarihi ve kültürel yapısı ile ilgilendim.” 
Bu uzun süreç zarfında Kars’ta yaşayan bizlerin dahi bu zenginliklerinin sadece yedide birinden haberdardık. Peki yedide altısı ne olacaktı? İşte o var olan fakat “tabu” olarak algılanıp adeta yok sayılan büyük değerlerin ortaya çıkarılması için yapılan çabaların içinde aktif olarak rol aldım. “Bu aydınlığa giden yolda en ufak bir katkım oldu ise kendimi mutlu hissedeceğim!”
Yakın geçmişte resmi veya gayri resmi “TABU” olarak algılanan konu başlıklarını hatırlamamız gerekirse; - Cenubi Garbi Kafkas Cumhuriyeti,
- Cihangir zade İbrahim Aydın,
- Malakanlar,
- Kars Tabyaları,
- Gümrü, Moskova ve sürecinde Kars Antlaşmaları,
- Geçmişten günümüze Ermeni meselesi,
- Kars Kent Müzesi (Etnografya Müzesi),
- Atatürk’ün Kars’a gelişinde ziyaret ettiği mekânlar. vs…
Kabaca sıralamaya çalıştığım bu başlıklar 2000’li yıllara kadar maalesef yeterince incelenmemişti. İşte bu sitede yukarıda sıraladığım başlıklarda değindiğim konuları bulacaksınız.
Şunu özellikle belirtmek isterim ki;
Bu siteyi kurmaktaki amacım; Yukarıda kısaca başlıklarını yazdığım konularda internet ortamında bana katkı yapmanızdır. Kars platosunun bu değerlerini “Kafkas Üniversitesi'nin Öncülüğünde" uluslararası boyutta taşıyabilirsek kendimi çok mutlu hissedeceğim. Bu konularla ilgili Kafkas Üniversitesi Rektörü Sayın Abamüslüm GÜVEN ve Tarih Bölümü Hocalarından büyük destek aldım; çok mutluyum. Bu konularda Çıldır’lı Aşık Maksudi diyor ki; Gündüzün geceye, gecenin aya Yavrunun anaya, kuşun yuvaya Ağacın toprağa, toprağın suya İnsanın insana ihtiyacı var.
Benimde siz dostların takdirlerine ve tenkitlerine ihtiyacım var. İstedim ki; yarım asrı aşan ömrümün olumlu ve olumsuz yönleri sizler tarafından bilinsin.
İnişli çıkışlı ama bir o kadar da serüven dolu geçmişimin sizlerin huzurunda öz eleştirisini yapmam gerekirse, Çıkardığım sonuç;
Herbert Spenser diyor ki; Kendime söz vermiştim bir zaman, Şiir yazmayacaktım bir nedeni olmadan O mevsim bu mevsim, Ne bir şiirim oldu, ne bir nedenim.
Değerli okurlarım, İdeallerinizi ertelemeyin! İşte ben geçmişteki ideallerini ertelemeyenlerdenim. |