Azerbaycan'ın Atası - 4 PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
Yazılar - Azerbaycan
Cuma, 28 Kasım 2008 11:57

ON BEŞ ÜLKENİN OTUZ ÜÇ ŞİRKETİ: AZERİ PETROL LOBİSİ

 

Değerli Okurlar;

Kafkasların Hazar’ından, Anadolu’nun Akdeniz’ine akan Azeri Petrolü "Altın Kemer"den çok daha büyük anlamlar taşımaktadır. Çünkü aydınlığa giden bu petrol yolu ile Azerbaycan ve Türkiye’nin gelecekteki "ortaklıklarının alt yapısı inşa edilmiştir".

  • Türkiye’nin Asya’ya açılması, Azerbaycan üzerinden olacaktır,
  • Azerbaycan’ın Avrupa’ya ve dünyaya açılımı ise Türkiye üzerinden olacaktır.

Kısacası, Aliyev’in petrol, gaz ve demiryolu projeleri;

"Azerbaycan ve Türkiye’nin beraberce aydınlığa giden nurlu yolun temel taşlarını teşkil edecektir."

Hazarı Akdeniz’e bağlayan bu dev petrol projesi; Anadolu’ya istikrar, ekonomik güç ve stratejik değer katan getirisi çok yüksek bir projedir.

Hayalden gerçeğe dönen bu proje sayesinde petrollün Ceyhan’a akması Kafkasya’da bütün dengeleri Azerbaycan ve Türkiye lehine çevirmiştir.

Dünyanın önde gelen 15 ülkenin devreye girmesi ile hayaller gerçek olmuş ve o ülkelerin sayesinde dünyanın önde gelen 33 firması da ortak olmuştur.

33 firmanın, “Yüzyılın antlaşmasına” yapmış olduğu katkı hiçte küçümsenmeyecek bir değerdir “60 milyar dolardır,”

 

ERMENİ LOBİSİNE KARŞI AZERİ VE TÜRK LOBİSİ

 

* Azerbaycan için bu projeyi birde ortaklar açısından incelersek çok ilginç sonuçlarla karşılaşırız; 15 ülkeden 33 firmanın oluşturduğu 60 milyar dolarlık dev antlaşmanın ileride çok önemli getirileri olacaktır.

Bu getiri sayesinde, dünyada petrol ve enerji ağırlıklı “Azeri Lobisi”nin oluşmasına yol açacaktır,” bu lobi henüz emekleme sürecinde olan “Türk Lobisi” ile beraber koordineli birliktelik oluşturabilirse, bu oluşum çok daha fazla etkiliği olan bir kamuoyu yaratır.

 

O zaman “AZERİ VE TÜRK LOBİSİ” ERMENİ LOBİSİNE karşı en büyük güç olarak dünya kamuoyunda yerini alır.

Azerbaycan’daki istatistiklere baktığımızda daha şimdiden ekonomide eksi % 20’lerden, artı % 10’lara yükselen çok iç açıcı bir gelişme gözlenmektedir,

Bu noktada gözden kaçırılmaması gereken en önemli husus;

*Eğitime harcanacak oranın sürekli yükseltilmesidir, bu harcamaların getirisi çok kısa sürede olacaktır,

 

KARS’TA ŞAİR SABİR, BAKÜ’DE NAZIM HİKMET

 

Çünkü Azerbaycan’ın edebiyat ve kültür kökleri çok derinlere gider.

Son zamanlarda Azerbaycan ve Türkiye’nin ortak projeleri, iki ülkenin edebiyatına ve kültürüne olan karşılıklı ilgiyi çok daha fazla arttırmıştır; fakat bu uygun ortamda Kars’ı kendi sanatçıları ile biraz daha öne çıkarmak gerekir kanısındayım.

Can dostlar; bu düşünceden hareketle aklıma “Nazım Hikmet” geldi. Kars’ta heykelini dikmek istediğimiz “Şair Sabir geldi.”

Yaklaşık bir yıldır Kars’ta Şair Sabir’in şiir dinletisini sunmak için proje hazırlıyoruz, Nazım Hikmet’i şiir dinletisini geçtiğimiz yıl sunmuştuk, şayet olanak sunulursa bu iki projeyi Karslı sanatçılar olarak Bakü’de ve Kars’ta sunmak isteriz, işte o zaman hayallerim gerçek olacak. Böylece zaten var olan kültür sanatsal diyalogları artarak devam edecek ve anlam kazanacaktır; Haydar Aliyev’in gönlünde Kars’ın bir başka ve manevi değeri çok yüksekti, şunu çok iyi biliyorum ki bu projemiz onun da hoşuna giderdi.

Sanırım birkaç gün sona, Azerbaycan Cumhuriyeti Kars Başkonsolosu Sayın Hasan Sultanoğlu Zeynalov’un girişimleri ile hazırlanan “Azerbaycan Müzik ve Kültür konseri” Sanatsal değeri yüksek kültürel bir etkinlik olacak. Çünkü Şirvanlı Hakani, Nesimi, Ruşeni ve Fuzuli gibi temsilcileri olan sözlü ve yazılı engin bir kültür zenginliğine sahiptir odlar yurdu Azerbaycan.

Kültürün ve sanatın doruklara ulaştığı bu topraklarda "İslam adına" insan katledenlere ve "yalan hurafelerle" müminleri kandıranların karşısına dimdik ayakta karşı koyan ve önümüzdeki aylarda sahneye koyacağımız ünlü Azeri şair Mirza Ali Ekber Tahirzade Sabir’in dizeleri geldi aklıma;

Şair Sabir, bakın nasıl tenkit ediyor “Kutsal dinimizi, kendi çıkarları için kullanan yobazları.”

Şair Sabir’i 8 yaşında bir çocukken “Molla Mektebine” götürdüler. Babası "dinci yobazlardan biriydi". O'nun HOPHOPNAME divanındaki anlatımıyla;

“ 8 YAŞINDA, BALACA UŞAĞI NAMAZA BAŞLATIP, DERVİŞ PALTARI GİYDİRDİLER”…

8 yaşında gönderildiği molla mektebinde oruç tutarken “acıktığını” yazdığı için falakaya yatırılınca ilk şiirini yazdı Şair SABİR;

“TUTTUM ORUCU İRAMAZANDA,
GALDI İKİ GÖZÜM GAZANDA,
MOLLAM DA DÖĞÜR YAZI YAZANDA”

Şair SABİR’i daha iyi anlamak için bir şiirini daha sizlerle paylaşmak istiyorum değerli dostlar. Bana kızsanız bile; çünkü size Azerbaycan’ın aydınlık yüzünü anlatmak istiyorum.

Kutsal dinimizi kendi çıkarları doğrultusunda kullanan “dini yobazlarından” çok çektiği için yazdığı şiiri sizlere Türkçeleştirerek aktarmak istiyorum:

GORHURAM (Korkuram),

YÜRYEREK DÜŞÜREM YOLLARA,
DEV DİKENLER GÖRÜREM GORHMURAM;
SEVREDİREM ÇÖLLERİ,
ÇÖL VAHŞİSİ GÖRÜREM GORHMURAM,
DENİZDE YELKENLİ,
DALGALI TUFAN GÖRÜREM GORHMURAM,
GAH ÇIHIRAM SAHİLE HER YERDE
BİN VAHŞİ HAYVAN GÖRÜREM GORHMURAM,
GAH ŞAFAKTA TEK DÜŞÜREM YOLLARA,
YANAN VOLKAN GÖRÜREM GORHMURAM,
YIRTICI HAYVAN GÖRÜREM GORHMURAM.
YÜZ GOYURAM GAH KAMIŞLIKLARA
BİR SÜRÜ ASLAN GÖRÜREM GORHMURAM;
MEZARLIKLARDA YATIRAM,
MEZARDA HORTLAK GÖRÜREM GORHMURAM,
VİRANELERDE GALIRAM,
CİN GÖRÜREM SAN GÖRÜREM GORHMURAM,
BU DÜNYADA,
ÇOK TUHAF İNSAN GÖRÜREM GORHMURAM,
LAKİN BU GORHMAZLIK İLE DOĞRUSU,
AY GARDAŞ! VALLAHİ, BİLLAHİ, TALLAHİ,
HARDA YOBAZ BİR MÜSLÜMAN GÖRÜREM GORHURAM,
NEDENSİZ GORHMURAM! “NEDENİ VAR”
NEYLEYİM EN SONUNDA BU YOHULMUŞLARIN,
FİKRİNİ KAN GÖRÜREM, GORHURAM,
GORHURAM, GORHURAM, GORHURAM…

ŞAİR SABİR.

 

Can Dostlar,

KİM Kİ İNSANI SEVER,AŞK-I HÜRRİYET OLUR:
EVET, HÜRRİYET OLAN YERDE İNSANLIK OLUR…

Diyen, Şair Sabir’in heykelini Kars’a diksek doğunun uygar kenti olan Kars’a ne kadar yakışır değil mi?

Azerbaycan, en eski dönemlerden beri dünyanın kültür merkezlerinden biri olarak ön plana çıkmıştır.

Bu gelenek ülkenin bütün tarihî boyunca devam ettirilmiştir, birbirini etkileyen, birbirinin gelişmesine neden olan çok kültürlü zenginliğe sahiptir Azerbaycan.

Birçok dilde eser veren, farklı kültürlerin etkisini taşır Azeri Edebiyatı.

Binlerce yılsonunda ulaştığı yüksek seviye, Azeri tarihînin ve kültür pınarlarının çokluğu, engin zenginliği hakkında ne kadar büyük bir hazinenin üzerinde oturduğunun ispatıdır.

Bu zengin birikime ek olarak,Rus döneminden kalan eğitimli bir insan potansiyeli vardır, ülke nüfusu da yaklaşık 8 milyon olduğundan çok kısa sürede Azerbaycan “Milli Eğitim’de” yüksek bir kalite ulaşacaktır kanısındayım.

Sayın okurlarım sanat ve kültürü şimdilik noktalayıp tekrar konumuza dönelim.

 

ERMENİ İŞGALİNDEKİ AZERİ TOPRAKLARI

 

Azerbaycan; Ermenistan’ın Rus desteği ile işgal ettiği % 20lik Azeri toprakları için sürekli AGİK ve NATO gibi uluslar arası platformlarda benimsenen haklılığını sürekli gündemde tutularak Ermenistan ile görüşmeleri sürdürmelidir.

 

AZEBAYCAN EKONOMİK VE ASKERİ ALT YAPISINI TAMAMLAMADAN ERMENİSTAN İLE SAVAŞA GİRMEMELİ

 

Şurası bir gerçektir ki; Azerbaycan uluslararası hukuksal süreci çok da iyi bir biçimde yürütmektedir.

Azeri ekonomisi de petrol gelirleri ile büyük bir atak halindedir. Ermenistan tarafından işgal edilen Azerbaycan topraklarının tekrar alınması için, “hukuksal çerçevede haklılığını” her türlü platformda gündeme getirmeye devam etmelidir.

Birkaç yıllık bir süreç içinde ekonomik alt yapısını sağlam temeller üzerinde oturtmadan, askeri altyapısını tam olarak yerleştirmeden Ermenistan’la savaşa girmesi hüsranla sonuçlanır. Neden mi?

Çünkü o zaman da karşısında eskiden olduğu gibi bir tek Ermenistan olmayacaktır.

Azerbaycan çok büyük orandaki petrol gelirlerini; ekonomik gücünün yükseltilmesinde ve askeri altyapısını tamamlanmasında kullanmaya devam etmelidir. Bu süreci tamamladıktan sonra askeri gücünü kullanmayı düşünmelidir; ama umarım bu sorun karşılıklı görüşmeler ve diplomatik yollarla çözülsün.

 

ERMENİSTAN’I YÖNETEN KARABAĞ ŞAHİNLERİ İLE ERMENİSTAN HALKI ARASINDAKİ KAN DAVASI

 

Kanımca, Azerbaycan’ın gelişme performansı bu tempo ile devam ederse % 20’lik topraklarını askeri gücü kullanmadan karşılıklı görüşmeler yoluyla olacaktır. Bu sonuca inanmak istiyorum; çünkü Azerbaycan’ın müthiş ekonomik ve askeri yükselişine karşılık Ermenistan’ın işgal altında tuttuğu Karabağ’da bile Ermeni halkını tutamamaktadır.

Bu ifadelerimin en çarpıcı kanıtını Rusya’nın Stavrapol bölgesine yaptığım araştırma gezimde buldum. Bize terlik satarken Azeri dili ile konuşan 55 yaşındaki Ermeni kadın ile söyleşi yapıyoruz:

Ben -Ay hala nerelisin?

Teyze -Karabağ’dan kaçtım,

Ben -Neden?

Teyze -Beş çocuk, bir kâftar kişi, birde men, aç kaldık kaçtık,

Ben -Neden terk ettin yurdunu?

Teyze -Can güvenliği de yoktu, zaten yakında güllelerler.

Ben -Neden güllelerler? Sadece Ermeni’mi vardı Karabağ’da,

Teyze -Yooh Azeri komşularımız da vardı, geçinir gidirdik, Hükümetler bizi maffeyledi onlar gibi bizde gaçgın olduk, korkudan… dedi.

Bu konuya ilerde döneceğim...

 

Burada belirtmek istediğim Ermenilerin Karabağ’da bile Ermeni nüfusunu tutamamalarıdır. Türk basına da yansıdığı gibi, Ermenistan ve Azerbaycan’ın üst düzey görüşmeleri önümüzdeki aylarda gerçekleşecek. Umarım sağduyunun sesi dinlenirde işgal altındaki Azerbaycan topraklarının tamamı ön şartsız olarak geri verilir. Umarım olur, “inanmadığım halde umarım diyorum”. Çünkü Ermenistan’a giderek bizzat yerinde gördüm.

Ermenistan halkının bir kısmı istemediği halde, Diasporadan destek alıp demir yumrukla yöneten şahin Karabağ Ermenilerini gördüm, kısacası karşımızda yekvücut olmuş bir Ermenistan yok. Bu izlenimi Ermenistan’da hissettim. Kanımca Ermenistan üzerinde yargılara varırken Şahin Karabağ Ermeni’si ile Ermenistan halkını ayırmak gerekir.

Azerbaycan’dan 4, Gürcistan’dan 5, Türkiye’den 4, Ermenistan’dan çok sayıda gazetecilerin iştiraki ile Kafkasya’da bölgesel barışın sağlanabilmesinde, basının ve gazetecilerin olumlu katkılarının neler olabileceği konulu atölye çalışmalarına katılırken,

Ermenistan’da Dışişleri Bakanlığı'nda, “gazeteci olarak” Dışişleri Bakan yardımcısı ile görüştüm,

  • Ermenistan’ın Amerika Maslahatgüzarı Joseph Pennigton ile konuştum,
  • Oradan batıya bakıldığında ne kadar güçlü bir ülke olduğumuzu daha iyi anladım,
  • Azerbaycan’ın enerji nakil hatlarının Ermenistan üzerinden geçmemesinin ne kadar isabetli bir karar olduğunun farkına vardım,
  • Hele birde demiryollarının Ermenistan’ı devre dışı bırakmasının getirdiği dışlanmışlık korkusunun psikolojik yıkımını gördüm Ermenistan’da.
  • Ruslardan kalma, hantal sanayi altyapılarının ne kadar köhne olduğunu gördüm,
  • Ermenistan coğrafyasında üç milyon dedikleri nüfusun iki milyon bile olmadığını da gördüm. *Onların Erivan’ın göbeğinde bir birlerini öldürecek kadar çelişki içinde olduklarını da gördüm,
  • İçin için kaynayan cadı kazanı ben döndükten sonra 8 can aldı Erivan’ın göbeğinde.
  • Ermenistan’ın yöneten Karabağ Ermeniler’in iç savaşa giden süreci değiştirebilmek için suni olarak Azerbaycan ile sınır çatışmasını çıkardıklarını izledim televizyonlarda.

....

Yorumlar
Ara
Sadece kaytl kullanclar yorum yazabilir!

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme: Salı, 02 Aralık 2008 10:32
 
Vedat AKÇAYÖZ, Powered by Joomla!; Joomla templates by SG web hosting