MALAKANLAR (Anadolu Kardelenleri) 17. yy ortalarında Rusya da Patrik Nikon’un Rusça yazılan “Din ve Dua Kitabında” bulunan yanlışları düzeltmek için harekete geçmesi kilise mensupları ve halk arasında ayrılık ve huzursuzluk yarattı. “Slovietski Manastırının” bu yeni kitabı kabul etmeyişi Patrik Nikonun hareketinin baltalanmasına sebep oldu. Rus kiliselerinde ayrılıkların baş göstermesi üzerine tedirgin olan Rus Çarı Aleksey Miçhayloviç 1666 tarihinde tüm ruhanileri topladı, bu toplantı İstanbul Rum Patriği tarafından onaylandı. Patrik Nikon’un düzenlemelerini kabul eden Çar; Bu karara karşı gelen ve özellikle Volga ırmağının kuzeyindeki ormanlık bölge de yaşayan halk eski dini bırakmadılar, zamanla çeşitli tarikatlara bölündüler bu tarikatların biride Malakanların ilk çekirdeğini oluşturan topluluktu. 1683'te Deli Petro'nun "Slav toplum yapısını "değiştirip batıya yaklaştırma çabası sonucu kendi toplumuna giyimlerinin değişmesi, saç ve sakalın kesilmesi, yeni kitaplara göre dua etme, yeni ayin şekli ve vergiler gibi uygulamalara da karşı gelen Malakanlar yine çok büyük baskılarla karşılaştılar.
Tanrının yarattığı kulu öldürmeme ve ona karşı saygıya dayanan temel düşünce yapıları 17.yy. Rusya’nın orta ve alt sınıflarda ve tüccar kesimlerine yayıldı. Çar 1. Aleksander zamanında Rusya’da (1805)de yayınlanan manifesto da Malakanlar’ın inançlarına saygı gösterildi. SARATOF ve DAMBUĞ bölgesinde yaşayan Malakanlar Rus sektizminden ayrılışları 28 Temmuz 1805 tarihine rastlar, Bu ayrılışın nedeni "Rus halkının inancına göre haftada iki gün süt içme geleneği vardı; Malakanlar bu duruma itiraz ettiler. Sütün tanrının en temiz içeceği olduğundan haftanın her günü içilebileceği görüşünü benimsediler (1805). Bu yıldan sonra da Taurida'daki Molotchna'ta yerleştiler. MOLOKO = Süt, MOLOKON= Süt için perhiz bozan anlamına gelir. Malakanları bir araya toplayan "Senjon Ulke'dir. Ulke; hayatı boyunca kendisine 5000 kadar inanan kitle topladı. Malakan inancı; Rusların resmi Ortodoks inancından farklılaşarak, yaklaşık 250 yıl önce ayrılmış Rus sektizmidir. Çar 1. Nikola zamanında baskı altında kaldılar bulundukları yerden ayrılmaları pasaport almaları yasaklandı. 1840 yıllarda Kafkas bölgelerine gelmelerine izin verildi. Çar II. Aleksandır döneminde inançlarına saygı gösterilmesine rağmen bu güzel ortam 19.yy tekrar bozuldu. Askerlik koşulu gündeme gelmesi ve baskılar nedeni bir kısım Malakanlar anavatanlarını terk ederek Amerika, Avustralya ve Kanada’ya göç ettiler. Tarihi kaynaklara göre Malakanlar’a karşı acımasızca tavır alan Çarlık Rusya, onların ruhani lideri Maksim’ Kafkasya’da Solovietski Manastırına sürgün kararı aldı. Peygamber Maksim’in elleri ve ayakları zincirle bağlanarak, bir asker gözetiminde iki yıl yaz kış demeden çileli bir yaya yürüyüşünden sonra 1869 yılında Solovietski Manastırına sürgüne gitti. Malakan inanışına göre; Maksim’le ayni zamanda yaşayan “Yefim’de kutsal bir şahsiyet ve peygamberdir. Aslen Beyaz Rus olan Malakanlar’ın Anadolu ile tanışmaları yine bir sürgün neticesinde oldu.93 Harbi ve Ayastefanos Antlaşması ile Ruslara bırakılan Kars, Ardahan, Batum bölgelerinin bir kısmına Ruslar tarafından 1877–78 yıllarında zorla yerleştirildiler. Çarlık Rusya’nın zorla Anadolu topraklarına sürdüğü Malakanlar bu durumu şöyle ifade ederler; “Çarlık Rusya’nın dinine kulluk etmediğimiz için bizi Anadolu topraklarına sürdüler.” Malakanlar kan ve barutun kirlettiği Anadolu topraklarında yerli halkla bazen barış ve huzur içinde yaşadılar bazen de...” 1917'deki Sovyet devriminden sonra Anadolu da Malakanlara askerlik dayatmaları ve 7 göbek öncesi ile evlenmek günah olduğu nedenleri ile göçmek zorunda kaldılar, kalan Malakanlar ise 1962 yılında Rusya’ya ve Batı ülkelerine göç ettiler. "Malakanizm sadece bir inanç sistemi değildir, aynı zamanda bir yaşam tarzıdır" Yaklaşık 80 yıl iç içe yaşadığımız Malakanlar kapalı cemaat tipinin en katı örneğidir. Günümüzde; James Hastings'e göre; Doğu Sibirya, Kafkasya ve Taurida'da yaşayan Malakan sayısı 500 bin civarıdır. Malakanlar. her türlü dini merasimlere, devlet kilise sistemi fikrine karşıdır. - Malakanizmin gerçek yaratıcıları Semjon Ulke, Semen Matjev, Senem Dalmatov gibi saygı duyulan önderlerdir.
- Malakan halkının hürriyetlerini sağlayan önderler ise Peter Juravzer, Maxsim Lesev ve Matvej, Motylevi Çardan’dır.
Kars’taki Malakanlar’ın büyük bir kısmı İncil, Zebur ve Tevrat'ın sentezlenmesi sonucu kendilerinin de katkı yaptığı ve Peygamberleri Maksim tarafından yazılan "Güneş Kitabı"na inanıyorlardı. Malakanların cemaat liderleri hukuki, dini, ekonomik ve günlük yaşamlarında üç kitabın birine bakarak işlemleri yürütürler; fakat Güneş Kitabı ilkelerine ve diğer üç kitabın esaslarına nereye kadar bağlı kaldıkları kesin olarak anlaşılmaz. Örneğin; Malakanlar; İncil’e inandıkları halde şarap, put ve ikonu kabul etmiyorlar. Hıristiyan inancında domuz eti yenirken, sırf Tevrat yasakladığı için domuz etini haram sayıyorlar... Malakanlar diğer gruplarla olan ilişkilerinde uysal, kanuna saygılı, sözlerinin eri, taahhütlerine sadıktırlar. Mağdur durumlara düştükleri ve haksızlığa uğradıkları zaman gereksiz bireysel çatışmalara girmeden kanuna başvururlar. Kısacası; Kan dökmeyi günah sayan ve Savaş karşıtı olan Malakanlardan; günümüz insanlığının alacağı bir çok unutulmuş ulvi değerler vardır. Vedat Akçayöz
|