Yakınımızdaki Uzak Ülke - 4 PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Yazılar - Yakınımızdaki Uzak Ülke: Ermenistan
Cuma, 01 Ağustos 2008 14:16

Erivan’da, Ermenistan Dışişleri Bakanlığı’nda, Ermenistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Arman Kirakosyan ile görüşmede, Amerika Büyükelçiliği Proje Sorumlusu ile Türkiye’den 4, Azerbaycan’dan 3, Gürcistan’dan 5 Ermenistan’dan 15 katılımcı ile Dışişleri Bakanlığının giriş katında yapılacak basın toplantısına zamanında yetişebilmiştik.

Bizi takip eden Ermenistan gizli servis ajanlarının yakın takibinde...

Ermenistan’ın merkezindeki bu binanın dış taş duvar işçiliği mükemmel düzeydeydi. Girişte sıkı bir kontrolden geçirildikten sonra toplantının yapılacağı salona alındık. Bu mekân, Dışişlerindeki toplantılar için yapılmış olan büyük bir salondu.

Kısa bir süre sonra Ermenistan Dışişleri Yardımcısı Sayın Arman Kirakosyan heyeti ile beraber salona girerken bizleri selamladı. Daha sonra, "hangi dilde konuşalım ve tercüman sorunumuz var mı?" diye sordu. Sonrasında; “Özellikle biz Türkler için, Azerbaycanlı gazetecilerin Rusça bildiklerinden dolayı, Türk Gazetecilere tercüme konusunda yardımcı olacabileceklerinden Rusça toplantı dili olarak kabul edildi”.

Ardından, Sayın Kirakosyan Ermenistan Dışişleri Bakanlığı adına herkese hoş geldiniz deyip toplantıya başladı;

- Sayın misafirler; Ermenistan olarak biz düşünüyoruz ki; Kafkas Merkezi’nin yaptığı bu girişim çok önemlidir. Bizlerde biliyoruz ki bölgede sorunlarımız çoktur. Ayrıca,“ATET (Uluslararası teşkilat - kurum) MİNSK” grubu ile beraber masaya oturup bu problemleri çözüyoruz ve çözmeye de devam ediyoruz.

Giriş yaptıktan sonra, bizlere soru sorma olanağı tanımak için sözlerini bitirdi.

İlk olarak ben söz aldım.

İlk defa ben konuşacağım için, soracağım soruların toplantı salonunda ne gibi rüzgârlar estireceğini kestiremiyordum!

Öyle ya Fransa ve İsviçre de “soykırım yoktur” demek dahi hapsedilmek için yeterli bir sebep olduğuna göre, Diaspora’nın bütün önemli kararlarının ve siyasetinin şekillendiği bu mekânda gerginliğin olmaması içten bile değildi.

O çok kısa zaman zarfında kararımı verdim. Dış işleri Bakan Yardımcısına, kafamı kurcalayan her türlü soruyu kimseden çekinmeden, sormaya karar verdim.

Üstelikte, Diasporanın merkezinde, Ermenistan’ın Başkent Erivan’da.

İlk sözü alarak konuşmaya başladım.

1. Soru: Vedat Akçayöz;

- Sayın misafirler; Adım Vedat Akçayöz, ben Türkiye’nin sınır şehri Kars’tan geliyorum. Dört değerli arkadaşımla beraber bu toplantıya katılıyoruz.
Sayın Bakan Yardımcım; Kafkasya’da sürekli barışı sağlayabilmek için önyargılardan uzak ve tamamen tarafsız bir ortamda kültürel bir ortamda fikir alışverişi yapabiliriz.
Kafkas ülkeleri kendi problemlerini üçüncü dünya ülkeleri olmaksızın çözümleyemezler mi?
“Yani Ermenistan ile Türkiye kendi problemlerini ikili baza (temele) indirip aralarında çözmeleri mümkün değimidir?”

Cevap: Bakan Yrd. Kirakosyan:

- Bana göre de problemin çözümünde sizin söylediğiniz en güzel yol. Yani halklar bir masada oturup karşılıklı kendi problemlerini ikinci bir kişi olmadan çözebilsinler. Karabağ probleminde kendi sorunu ve kendi tarihçesi var. Bize göre “Azerbaycan ile Karabağ yönetimleri” bir masaya oturup kendi çözüm yollarını arayabilsinler. Böyle bir durumda halk, problemlerini çözerken üçüncü bir yardım lazımdır. Zaten üç ülke arasında zaten bu sorun konuşuluyor (Kanımca bu üç ülke Azerbaycan, Ermenistan ve Karabağ ).


Soru 2: Vedat Akçayöz:

- Türkiye’ye dönersek, Türkiye ile Ermenistan arasındaki problemleri çözmek için "Önce “sözde soykırımı” tanıyın sonra konuşalım " gibi önyargılardan uzak olmamız gerekmez mi?
Bunun yerine adım adım ilerleyerek halkların birebirlerine kültürel ve sanatsal ağırlıklı yakınlaşması çok daha doğru bir yaklaşım değimlidir?

Cevap: Bakan Yrd.:

- Eğer sizde biliyorsanız bizim dediğimiz şudur:
Biz şartsız olarak Türkiye ile danışıklık masasına oturmaya hazırız. Biz zaten yarından itibaren iki ülke arasında diplomatik ilişkileri geliştirmek için bir protokol yapmaya hazırız. Diplomatik ilişkilerin kurulmasıyla bağlı bir anlaşma imzalamak iki ülke arasında resmi ilişkilerin yaratılması demektir.

“Zaten bizim Türkiye’ye karşı hiçbir ön yargımız yoktur.”


Burada bir saptama yapmam gerekiyor; Dışişleri Bakan Yardımcısının "ön şartsız masaya oturmaya hazırız" demesi, Ermenistan politikasındaki büyük değişimin ilk sinyallerindendi ve çok olumlu bir başlangıçtı.”

Soru 3: Vedat Akçayöz:

- Demin ki sözlerinizden güç alarak; Bu düşüncelerinizi taçlandırabilmek için şu anda Ani’de Türkiye ile Ermenistan arasında bulunan İpek Yolu Köprüsü’nü yeniden restore edilerek “Barış Köprüsü” olarak isimlendiremez miyiz?

Cevap: Bakan Yrd.:

Büyük bir hoş gönül ifadesi yüzüne yansıdı.
- ”Elbette olur. Bizim devletin diplomatik ilişki kurmak yönünde istekleri çoktur” yanıtını verdi.


Daha sonra, Azerbaycan’nın Turan Ajansı’ndan Azeri Gazeteci Mübariz Rahimli söz aldı.

- Türkiye Başbakanı Erdoğan, Ermenistan Cumhurbaşkanı’na “Arşivleri açalım ve ayrıca tüm komşu ülkeler de arşivlerini açsınlar. Bu yönde ortak komisyon oluşturalım" diye çağrıda bulundu.

Ama neden Ermenistan beklentilere cevap vermiyor ve arşivlerini açmıyorlar?

Cevap: Bakan Yrd.:

- Bir başka şey söyleyeyim ben. Hakikaten Sayın Tayyip Erdoğan yazı şeklinde teklifte bulundular ve bir komisyon oluşturularak problemlerin çözümüne yardımcı olmalarını istemişlerdi.
Böylece aynı yazıya bir cevap yazan Cumhurbaşkanımız Koçeryan: "Türkiye ile Ermenistan arasındaki problemler tarihi değil, politik bir sorundur. Bu sorunun çözülmesi o kadar zordur ki sadece tarihçiler bu sorunu çözemezler. Eğer tarihçiler masaya otururlarsa bu politik bir sorun olmaktan çıkacak ve bilimsel bir araştırmaya dönecek. Bizim mevkiimiz değişmeden kalır.

Bunu politikacılar halletmeli tarihçiler değil .”


Sayın Bakan Yardımcısının bu cevabı beni ziyadesi ile rahatsız etti; çünkü yaklaşımı, Türkiye ile Ermenistan’ın en önemli sorununun hala bu mesele olduğunun ifadesi idi.

Azeri Gazeteci Mübariz Rahimli tekrar söz aldı:

- "Ermenistan bölgedeki ekonomik projelerden uzak kalıyor. Fakat zamanla Ermenistan da bu aramızdaki projelere dahil olacak. Şimdi ki durumla ilgili olarak siz ne düşünüyorsunuz?" diye sordu.

Cevap: Bakan Yrd.:

- Sizin bu şekilde düşünmeniz bizleri mutlu etmiştir. "Ermenistan bu projelere katılsın" demeniz çok iyi birşey. Ama Karabağ sorununa gelince biz bu sorunu barış yöntemi ile halletmek isteriz. Karabağ’ın statüsüne geldiğimiz de Karabağ’da yaşayan halkların kendileri bu konuda tercih yapmalıdır. Şu an müzakereler de devam ediyor. Ama sonucun ne olacağını kimse bilemez. Ermenistan da bölgedeki projelerden faydalanacak.


Azeri Gazeteci Mübariz Rahimli bir soru daha yöneltti:

- Önünüzde Cumhurbaşkanlığı seçimi var. Seçimlerden sonra problemler çözülebilir mi? Ermeni halkının beklentileri ve talepleri nedir bu sorunla ilgili?

Cevap: Bakan Yrd.:

- Gelecek hakkında şimdiden yorum yapmak doğru değildir. Bizim için önemli olan halklar arasında ki olumlu ilişkileri sağlamaktır. Önemli olan, halkların kendi öz geleceklerini kendilerinin tayin etmelerini sağlanmasıdır.

Yorumlar
Ara
Sadece kaytl kullanclar yorum yazabilir!

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme: Salı, 02 Aralık 2008 10:42
 
Vedat AKÇAYÖZ, Powered by Joomla!; Joomla templates by SG web hosting