Yakınımızdaki Uzak Ülke - 5 PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
Yazılar - Yakınımızdaki Uzak Ülke: Ermenistan
Cumartesi, 02 Ağustos 2008 00:08

- "Bizim Karabağ’ın statüsünü şimdiden ilan etmek için sorun çözen bir taraf olmalıyız artık. Kaldı ki Karabağ halkı, Azerbaycan’ın içinde kalarak çözümün hallolunmasını istemez. Sulhla biten görüşmeler olduktan sonra bölgesel işbirliğinden de söz edilebilir.
Şimdi görüşmeler yapıyoruz. Biz Karabağ’ın statüsü ile bağlı karar veren taraf olmayız artık. Onun için biz bu çözümde bir taraf olarak iştirak etmek için statü ile bağlı hiç bir karar veremiyoruz" dedi.

Daha sonra Profesör düzeyinde temsil edilen Gürcü heyetinden Gürcü Kız Gogelashvili Anna söz aldı:

- Dünyanın her yerinde Ermeni Diasporası var hem de çok güçlü. Sadece Gürcistan’da yok; acaba neden yok? Acaba Gürcistan bu konuda size yanaşmıyor mu? Siz, Diaspora ile ilişkinizi nasıl hallediyorsunuz?

Cevap: Bakan Yrd. Kirakosyan:

- "Aslında biz Diaspora’nın olmasına ihtiyaç duymuyoruz. Ama Ermenistan halkının yaşamı güzel olsaydı Diaspora’ya ihtiyaç kalmazdı.
Biz Diaspora’yı kendi sorunlarımızı anlatmak için yaratıyoruz. Sovyet döneminde Ermenistan'da Diasporaya bağlı bir küçük kurum vardı. Şimdi burada Diasporayla ilgilenen Dışişlerinde bir şube var ve ilişkileri sağlıyor.
Biz sadece Dünya Diasporası'ndaki insanlara geleneğimizi, tarihimizi ve geleceğimizi o ülkedeki insanlarımıza unutturmayan bir kurum olarak bakıyoruz. Yani benim geleneklerimi diğer ülkelerdeki Ermenilere göstermek Diaspora ile oluyor. Ermenistan’da iç ve dış politika, kültür konusu her şey Diasporayla etkili şekilde o ülkelere aktarılır.
Diğer ülkelerdeki Ermeni halkı, Ermenistan cumhuriyetinin kalkınmasına yardımcı oluyor " diyerek sözlerini bitirdi.

 

Sıra tekrar Azerbaycan’a gelmişti;

Azerbaycan Milli İlimler Akademisi Felsefe ve Hukuk İlmi biriminde çalışan Vugar Eyvazov:

- Dünya ülkelerinde Ermeni Soykırımı diye bir şey kabul ediliyor. Milli Meclis’te tarihi bir olaya siyasi bir don giydiriliyor. Ama siz diyorsunuz ki bu sorunu tarihçiler değil siyasal ve uluslararası hukuk örgütleri söylemelidirler.

O halde Karabağ’ın işgali hakkında Birleşmiş Milletler ve diğer ulusal teşkilatların kararları var. Peki ama; Ermenistan yine de öz siyasetinden çekilmiyor.

Sizce neden Karabağ’ı müstakil bir devlet olarak uluslararası teşkilatlar kabul etmiyor ve tanımıyor?
Bu eğer hukuki bir şey ise uluslararası hukuka ait ise neden Karabağ şu anda ki gibi cumhuriyet değil?


Cevap: Bakan Yrd.:

- Karabağ ile ilgili hiç kimse bir şey söylemiyor. Şu an problemin çözümü devam ediyor. Karabağ’ın statüsünü ve halkların kendi hayatlarını tayin etme hukukları olsun. Bundan sonra ki müzakerelerde Karabağ da bir taraf olarak iştirak etmelidir.

Biz sorunun çözümü için mevcut olan konuşmaların şeklinden razıyız. Şimdi Ermeni tarafı olarak biz çözümün prensiplerini konuşuyoruz.
Bir daha söylüyorum, çözümün bundan sonraki devamında Karabağ halkı da iştirak etmelidir. Bu türlü görüşmelerde yalnız gençlerin, basın mensuplarının, sivil toplum örgütlerinin iştiraki yetmiyor. Bence bölgede barışın sağlanması bütün halklar arası diyalogla olmalı, ve gediş geliş olmalıdır. Bu ilişkiler zengin olmalıdır


Gürcistan’dan

Marina Svanidze - Gürcistan Devlet Üniversitesi'nin talebesi kendi sorusunu yöneltti;

- Sorun yaşanan ülkelerin basın organlarında muhtelif ve tezatlı haberler yayınlanır. Olmaz mı ki, her ülke kendi arasında haber alış verişi yapsın?
Bu konuda Dış İşleri Bakanlığı nasıl yardımcı olabilir?


Cevap: Bakan Yardımcısının Yardımcısı

- "Gürcistan haberleri Ermenistan basın yayınlarına giriyor. Bu durumda sizin ve bizim ülkedeki büyükelçilerimiz ve konsoloslarımız yardımcı oluyor. Bizim büyükelçimiz Gürcistan’da iyi çalışıyor. Bu konuda her gün haberler gidip geliyor, haber alışverişi yapılıyor. Diğer ülkelerdeki haber alış-verişi sorunları var. Bu da zamanla halledilir" deyip sözünü ditirdi.


Sıra Türk heyetine tekrar gelmişti, değerli tiyatro sanatçısı arkadaşım,

İsrafil Parlak söz aldı:

Soru: İsrafil Parlak

- Ben bu projeye hem tiyatro sanatçısı hem de bir gazeteci olarak katılıyorum. Ben dünya haritasına baktığımda sınır tanımıyorum. Benim Türkiye’de de birçok Ermeni arkadaşlarım ve dostlarım var. Ben bütün halkların kardeşliğine inanıyorum; ancak bir buçuk saatlik yolu 14 saatte geldik. Sınır kapılarındaki görevliler de çok iyi davrandılar. Fakat işlemlerin bu kadar uzun sürmesinin bir an önce ortadan kalkmasını istiyoruz.
Ani’de Arpaçay nehri var. Ermeni ve Türkiye sınırındaki bu suda balıklar var. Bu balıkların yarısı Ermeni yarısı Türk müdür? Yoksa balık mı?
Sizin dünyaca ünlü duduk ustası Djivan Gasparyan’ı ben Kars’ta Sanat Merkezinde dinledim. Onun do, re, mi, fa, sol, la’sın da Ermeni, Ermeni demiyordu.

Dünyada böyle bir şey yok.

Sayın Dışişleri Bakan Yardımcısı gibi ben bir politikacı da değilim. Ben Türkiye’yi temsilen de gelmedim ve öyle bir yetkimde yok. Politikacıların da ne düşündüğü de beni bağlamıyor. Ben halkım ve halkların kardeşliğine inanıyorum. Ben anlamıyorum. Bende sınır yok. Ben bu yolu bir saatte geçip gelmek istiyorum.

Biz Kars’ta yaşamış Ermeni Şair Çarens’in evini bulduk. Ayrıca Vedat Akçayöz arkadaşımız bir Osmanlı hamamında Resim Sergisi açmış durumda. Orada Ani Harabelerinin resimleri de var.

Biz Kars halkı olarak Doğu Kapı’nın bir an önce açılmasını istiyoruz. Bu konu üzerinde bir çalışmanız ve düşünceniz var mı?
Politikacılar ne düşünür bilmem ama biz o kapının açılmasını istiyoruz.

Ermenistan’ın nüfusunun 2.975.000 kişi olduğunu biliyoruz...

Bakan Yardımcısı araya girip soruyor; "Sizce Türkiye’de kaç tane Ermeni var " diye sorunca ,

İsrafil arkadaşım ise, "internetten baktık. Yaklaşık 400 bin " cevabını veriyor.


Bakan Yardımcısı:

- Bizde 3 milyon nüfus var. Türkiye’de kaçtır?
75 milyon. Siz haritaya baktınız mı ki ülkenin ölçüleri ne boyutta?

Bizim resmi politikamız iki ülke arasında ilişki kurmaktır .

Akdamar adasındaki Ermeni Kilisesi’nin restorasyondan sonra açılışı oldu. Biz Ermeni heyeti olarak davet aldık. Burası önce de kilise olmuş, Türkiye tarafı oraya haç işareti koymadı.

İkincisi; Sınırlarınızı açmadınız ki heyet Van’a gidebilsin. Erivan’dan Van’a 300 km'dir. Biz Gürcistan’a oradan da Van’a gittik. Daha sonra bize konuşma fırsatı bile verilmedi. Kilisenin restorasyonuyla ilgili teşekkür de etme şansımız bize yaratılmadı.
“Yani, daha güçlü olan ülke her zaman bize karşı yarım adım gelerek ilişkilerimize yardımcı olmuyor."

Bir şey daha, Sizin Kars şehrinden bizim Gümrü şehrimize bir tren hattı var. O hat 1992’den beri kapalı. Şimdi ise Bakü – Tiflis - Kars tren hattı inşa ediliyor. Son 15 yılda bizim tren hattı açık olabilirdi. Ve bölgesel işbirliğine çok katkısı olabilirdi. Ama bu olmadı.
Geçen yıl Bakü -Kars tren hattının inşasıyla bağlı protokol imzalandı. Biz ise iştirak etmek istiyoruz. Bilirim ki Kars’ta da Ermenistan’la ilişki kurmak isteyenler çoktur; ama siz bu konuyu Ankara’ya söylemelisiniz.

Tabi ki halklar arasında Ermeni Türk farkı yoktur onlar aynidir bizde olduğu gibi. Sizde farklı olan bir şey var. O da eşi benzeri olmayan Van kedisi. Yalnız onun etnik farkı ola bilir. O da Van’dadır.

Artush söze katılıyor...

- "Şimdi Kars’ta da 12 Havariler Kilisesi restore edilmiş. Oradaki problem haçla da bitmiyor. Orada hilâl işareti koyulmuş ve çok berbat restorasyon olmuş. Hıristiyan kilisesinde olan Hıristiyan unsurlar tam olarak İslam unsurları ile değiştirilmiş bu çok yanlış bir politikadır" diyip sözü tekrar veriyor.


Bakan yardımcısı söz alıyor:

- Kültür çok önemli şeydir. İsterim ki siz Erivan’daki İran köy camisini de görmelisiniz.

Mubariz:
-Bu İran Camisi değil.

Bakan Yardımcısı:
- Ne demek istiyorsun?

Mubariz:
- Bu cami Azerbaycan’ın dahilinde o zaman Erivan halkının olmuş, o zaman yapılan camidir.

Cevap, Bakan Yardımcısı:
- "
O cami Ermeni halkının yaşadığı İran Hanlığı zamanında yapılmış. Bu kimindi, kimin oldu söz konusu değil. Bu camidir ve biz onu İran heyeti ile birlikte restore etmiştik. Yarın eğer Azerbaycan'la bir defa daha restore etme şansımız da olursa bu güzel olur" deyip cümlesini bitiriyor.

 

Ermenistan üniversite öğrencisi Hovhannisyan Margarita kızımız konuşmak için el kaldırıyor;
- Bu konuşmaların sonucunda “sorunların çözümü” sizce bundan sonra kaç yıl daha sürebilir. Sorun hem Karabağ'da hem de diğer konularda. Önemli olan sorun çözmek.


Cevap, Bakan Yardımcısı:
- Bu çok önemlidir. İnsanların bulunmaları sorunun çözümü için katkıdır. Ben biliyorum ki Ermeniler, Azeriler ve Gürcüler diğer ülkelerde, yabancı ülkelerde çok mehribancasina (dostça, kardeşçe) yaşıyor ve ilişkileri çok güzeldir. Rusya, Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan sınırlarındaki köylerde, köy pazarlarında alış-veriş yaparlar.

Ermenistan’la Türkiye arasında da resmi olmasa da ekonomik işbirliği var. Buradaki dükkânlarda Azeri çayını da Ermeni şarabını da yan yana görebilirsiniz.

Yorumlar
Ara
Sadece kaytl kullanclar yorum yazabilir!

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme: Salı, 02 Aralık 2008 10:44
 
Vedat AKÇAYÖZ, Powered by Joomla!; Joomla templates by SG web hosting