Yakınımızdaki Uzak Ülke - 7 PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
Yazılar - Yakınımızdaki Uzak Ülke: Ermenistan
Pazar, 23 Kasım 2008 23:28
  • Kapı ya açıktır ya da kapalı. Buna devlet karar verir. Buna da bir vatandaş olarak olumlu karşılarım. Ama Doğukapı kapalı kalır da başka kapıları aralık bırakırsanız, işte o zaman işin içine "çapanoğlu" girer.
  • Şunu çok açıkça ortaya koymamız gerekir: Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye’nin birlikte gerçekleştirdikleri petrol ve doğalgaz botu hatlarına demiryolu projesi de eklenince bölgede müthiş bir gelişme yaşanıyor.
  • Bu gelişmenin psikolojik yönünün getirisi de üç devlet için çok daha fazladır.
  • Ben bu hatları her üç ülkenin de bellerine taktıkları “ALTIN KEMER” olarak adlandırıyorum.
  • Yalnız şunu unutmayalım; eğer “Haydar Aliyev” in “diplomatik dehası ve uzak görüşlülüğü” olmasaydı, bu projeler asla gerçekleşmezdi.
  • Her üç ülkede böyle hayati projelere imza atarak çok büyük gelişmeler gösteriyorlar.

 

Can Dostlar;

Ermenistan’ a Birikim Gazetesi Kafkasya Bölge temsilcisi ve Çağdaş Kars Haber Gazetesi’nin yazarı olarak gittim.

Amacım Ermenistan’ı üçüncü kişilerin bakış açısı ile değil, kendi bakış açım ile inceleyip araştırmaktı.

Biliyorsunuz 19 Şubat 2008’de “Ermenistan’da seçim var.”

“Ermenistan politikası, şahinlerden, merkeze kayıyor.”

Bu ifade çok iddialı duruyor değil mi?

Şimdi sizlere resmi politikaların, sokaktaki insanın ve gazetecilerin düşüncelerinden aldığım izlenimlerin bir sentezini yapacağım.

Sıradan bir gazeteci olarak Ermenistan’da çok verimli geçen bir haftanın ardından bu tahmini yapacağım:
“Önümüzdeki günlerin Ermenistan seçimlerini merkezin adayı, Serj Sarkisyan “ kazanacak.”

Tabiki bu benim tahminim.

Ermenistan’u şuana kadar yönetenlerin politikaları, bölgede yalnızca bir Ermenistan yaratmıştır.

Bugün Ermenistan, kendi ayakları üzerinde duramayan, diasporanın desteğine muhtaç, nüfusu hızla düşen ve izole edilmiş bir ülke konumuna düşmüştür.

Bir de Türkiye’nin politikalarına kısaca bir bakalım:

Yakın zamana kadar Ermenistan meselesini görmezlikten gelip, sanki suçluymuş gini arşivlerini açmayan; • Katı tutumu ile Ermenistan’ı çıkarcı batılı devletlerin kucağına iten, • Devlet politikası olarak Doğu Kapıyı kapatan bir ülke, bu duruma saygı duyuyorum ama Trabzon ve İstanbul’a uçaklar indirerek, “koyduğu ambargoyu delen bir Türkiye.”

İşte buna saygı duymuyorum.

Kusura bakmayın, ama ben bu Doğu Kapının kapatma olayını, “Nasrettin Hoca’nın mezarı”na benzetiyorum. Mezarın önünde kocaman bir kilit (Doğukapı) ama mezarın her tarafı açık!

 

Sayın Okurlar,

Kapı ya açıktır, ya kapalı, buna devlet karar verir, bunu da bir vatandaş olarak olumlu karşılarım. Ama Doğu Kapı kapalı kalır da, başka kapıları aralık bırakırsanız, işte işin içine çapanoğlu girer.

Şunu çok açık ortaya koymamız gerekir: Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye’nin birlikte gerçekleştirdikleri petrol ve doğalgaz boru hattına demiryolu projesi de eklenince bölgede müthiş bir gelişme yaşanıyor.

Bu gelişmenin psikolojik yönünün getirisi de üç devlet için çok fazladır.

Ben bu hatları, her üç ülkenin de bellerine taktıkları, “ALTIN KEMER” olarak adlandırıyorum.

Yalnız şunu unutmayalım; eğer Haydar Aliyev’in “diplomatik dehası ve uzak görüşlülüğü olmasaydı, bu projeler asla gerçekleşmezdi.

Her üç ülkede böyle hayati projelere imza atarak, çok büyük gelişmeler olduğunda Ermenistan ne yapıyor?

Diasporanın arkasına takılan Ermenistan,dünyadaki parlamentolardan dini siyasallaştırarak, “sözde soykırım yasaları”nı çıkartmakla meşgul.

Dünya Parlamentolarından çıkardıkları bu kararları sizce ne yapacaklar?

Gayet basit; “sözde soykırım”ın hukuksal alt zemini olarak kullanacaklar.

Kısacası hani şu meşhur “Üç T” var ya, işte onun için kullanacaklar.

Bu tavra hiç saygı duymuyorum; çünkü Kars’ın toplu mezarlarında, Hocalı’da soykırıma uğramış Müslümanların kemikleri sızlamayacak mı?

Ermenistan din istismarı ile bu yasaları haksız yere çıkarmaya devam ederse, çok yakın zamanda Müslüman ülkelerde de “Kars ve Hocalı soykırım”larını destekler kararların çıkmazı kaçınılmaz olacaktır.

Şuan Ermenistan kendi Şahin Politikaları nedeniyle izole edilmiş bir konumdadır. Eğer bu politikalarında ısrarcı olursa çok daha yalnız bir konumda olacakları muhakkaktır.

Petrol, gaz ve demiryolu projeleri ile çok hızlı bir gelişme trendine giren Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye’nin “ALTIN KEMERLERİ”, Ermenistan’ın boynunu “ALTIN BİR URGAN” gibi sıkmaktadır.

İşte bu hassas noktada, altın urgan sıkacak mıyız yoksa, barışa giden yolda araç olarak mı kullanacağız?

İşte bu nokta çok hassastır.

Benim kesin kanaatim odur ki, bu hassas noktada sağduyunun sesini dinleyip ikinci yolu seçmektir. Yani “ALTIN KEMERLER” barış yolunda kullanmaktır, karşılıklı diyologları artırmaktır.

Ermenistan nereye kadar “mağdurları” oynayabilir? Hem Azerbaycan!ın topraklarını işgal edeceksin, hem de “Bağımsızlık Bildirgesi”nde Anadolu’dan toprak talebinde bulunacaksın.

 

Değerli Okurlarım;

Tek bir yol vardır aydınlığa giden. O yolun adı, karşılıklı konuşarak elde edilecek ortak çıkarların konduğu “Barış ve uzlaşı” yoludur.

Son zamanlarda Ermenistan’ın uzlaşı adına ataklarını Ermenistan’ a giderek bizzat izledim. Vatan hainliği damgasını yeme riskine rağmen!

Resmi niteliklerle, sokaktaki halkla, gazetecilerle, üniversite gençliği ile birebir görüşerek şahit oldum, çok olumlu izlenimlerle döndüm.

Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan ve Türkiye’nin “Kafkasya’da barışa giden uzun ince yolda” barış çabalarını taktirle karşılıyorum Ama gerçekçi olmak lazım. Azerbaycan topraklarının %20’sinin işgal eden bir Ermenistan, AGİT’in bile desteğini alamayan bir işgalci tutumunu devam ettirirse, iki ülke arasında savaş kaçınılmaz olur.

 

Gönül Dostları;

Çıkmaz sokaklarda ve girdaplarla dolu bu Kafkasya yolunda “barış adına” kim ne katkı yaparsa, onun önünde saygı ile eğilirim.

Bu bölümü ÇİÇERO’nun güzel bir sözü ile bitirmek istiyorum.

“En adilane olmayan barışı,

En haklı savaşa tercih ederim.”

 

Yorumlar
Ara
Sadece kaytl kullanclar yorum yazabilir!

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme: Salı, 02 Aralık 2008 10:45
 
Ulti Clocks content

Objektifimden

wwwAKCAYOZnet-VedatAKCAYOZ_038.jpg
Reklam
Vedat AKÇAYÖZ, Powered by Joomla!; Joomla templates by SG web hosting